12 Eylül gecesi yayımlanan belgeyi yalnızca bir "tasarruf genelgesi" olarak okumak eksik kalır. Belge aynı zamanda Türkiye'nin 2027 kamu yatırım politikasında öncelik değişikliğinin ilanı. 2026'da 14 trilyon liraya yaklaşan dev bir proje portföyü ve programa giren 5 bin 284 yeni proje vardı. 2027'nin mesajı ise: "Yeni şantiye açmadan önce mevcut şantiyeyi bitir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın genelgesiyle zorunlu haller dışında yeni projeler durdurulacak; müteahhitler sipariş defterlerini yeniden okuyacak
Türkiye, 2027'ye yeni bir kamu yatırım politikasıyla giriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan genelgeye göre, zorunlu haller dışında 2027 Kamu Yatırım Programı'na yeni proje alınmayacak.
Kaynaklar, öncelikle devam eden ve kısa sürede tamamlanabilecek yatırımlara yönlendirilecek. Bu karar, müteahhitlerden demiryolu şirketlerine, enerji ve sulama yatırımlarından kamuya mal ve hizmet satan şirketlere kadar geniş bir kesim için 2027 sipariş defterlerinin yeniden okunması anlamına geliyor.
Kararın büyüklüğünü anlamak için Türkiye'nin elindeki yatırım stokuna bakmak gerekiyor.
2026 Yılı Kamu Yatırım Programı'nda:
Yayımlanan ayrıntılı yatırım rehberi, politikayı daha açık biçimde ortaya koyuyor:
"Acil ve çok zorunlu haller dışında kamu yatırım programına çok yıllı yeni proje alınmayacaktır."
Bu sınırlama, yalnız program hazırlanırken değil, 2027 içindeki uygulama sürecinde de devam edecek.
Burada mesele yalnız Ankara'nın bütçe disiplini değil. Kamu yatırımlarının arkasında geniş bir ekonomik zincir bulunuyor:
2027'de bu şirketler açısından soru artık yalnızca "Hangi yeni ihale açılacak?" olmayacak.
En az onun kadar önemli soru: "Devam eden hangi projeye ne kadar ödenek ayrılacak ve hangisi hızlandırılarak bitirilecek?"
Yeni dönemde avantaj, sıfırdan proje bekleyenlerden çok mevcut kamu yatırım portföyünde işi bulunan şirketlere geçebilir.
Burada önemli bir ayrım gerekiyor. Yeni düzenlemeyi "2027'de yeni kamu yatırımı yapılmayacak" şeklinde okumak yanlış.
Genelgede açıkça "zorunlu haller dışında" ifadesi kullanılıyor.
Rehber, hangi yatırımların öncelikli kalacağını ayrıntılı biçimde gösteriyor:
Enerji Sektörü:
Demiryolu Projeleri (Açıkça Öncelikli):
Limanlar:
Karayollar:
Havalimanları:
Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projelerinde rehber ayrı düzenlemeler yapıyor. Dolayısıyla bütün PPP/KÖİ projelerinin otomatik biçimde yasaklandığı sonucu çıkarılamaz.
Ancak burada da ekonomik yapılabilirlik ve kamu kaynaklarının kullanımına kıyasla harcama etkinliği kriterleri öne çıkıyor.
Yeni yatırım politikasının belki de en önemli cümlesi, rehberin başka bir bölümünde yer alıyor:
Kamu kuruluşlarından yatırım stokunun ortalama tamamlanma süresini azaltmaları isteniyor.
Gerekirse Strateji ve Bütçe Başkanlığı bu süreyi azaltmak amacıyla ilave tedbirleri kendisi de alabilecek.
12 Eylül gecesi yayımlanan belgeyi yalnızca bir "tasarruf genelgesi" olarak okumak eksik kalır.
Belge aynı zamanda Türkiye'nin 2027 kamu yatırım politikasında öncelik değişikliğinin ilanı.
2026'da 14 trilyon liraya yaklaşan dev bir proje portföyü ve programa giren 5 bin 284 yeni proje vardı.
2027'nin mesajı ise: "Yeni şantiye açmadan önce mevcut şantiyeyi bitir"
Yorumlar