820 bin damızlık hayvan ithal edildi, sağmal sürü beklenen kadar büyümedi

Sektörde kalıcı bir büyüme sağlanabilmesi için yalnızca hayvan sayısının artırılması yeterli görünmüyor. Anaç hayvanların korunması, yem maliyetlerinin düşürülmesi, buzağı kayıplarının azaltılması, hastalıklarla etkin mücadele edilmesi ve üreticinin öngörülebilir gelir elde etmesi gerekiyor.

Yayınlanma Tarihi : Google News
820 bin damızlık hayvan ithal edildi, sağmal sürü beklenen kadar büyümedi
Advert

820 bin damızlık hayvan ithal edildi, sağmal sürü beklenen kadar büyümedi

Türkiye, hayvancılık sektöründe sürü varlığını artırmak ve genetik yapıyı geliştirmek amacıyla yıllardır yurt dışından damızlık dişi sığır ithal ediyor. 2013 ile 2026 yılının ilk yarısını kapsayan dönemde 820 bin 388 baş damızlık dişi büyükbaş hayvan ithal edildi. Bu hayvanlar için ödenen toplam tutar yaklaşık 1 milyar 965 milyon dolara ulaştı.

Ancak aynı dönemde sağmal inek sayısındaki artışın ithalat rakamlarının gerisinde kalması, uygulanan politikaların sonuçlarını yeniden gündeme taşıdı.

Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci, “Dert büyüyor, sürü büyümüyor!” başlıklı çalışmasında, Türkiye’nin sağmal inek varlığı ile damızlık dişi hayvan ithalatını karşılaştırdı. Kahveci, FAOSTAT verileri ve ithalat rakamları üzerinden yaptığı değerlendirmede, damızlık ithalatının sürü büyüklüğüne beklenen katkıyı sağlayıp sağlamadığını inceledi.

13,5 yılda 820 bin damızlık dişi ithal edildi

Çalışmada yer alan verilere göre Türkiye, 2013 ile 2026 yılının ilk altı ayı arasında 820 bin 388 baş damızlık dişi büyükbaş hayvan ithal etti. Bu ithalat için yaklaşık 1 milyar 965 milyon dolar ödendi.

İthal edilen hayvanların ortalama maliyeti başına yaklaşık 2 bin 396 dolar olarak hesaplandı. Söz konusu rakamlar yalnızca damızlık dişi hayvan ithalatını kapsıyor. Besilik sığır ithalatı hesaplamaya dahil edilmedi.

İthalat 2025 ve 2026’da da sürdü

Damızlık hayvan ithalatı son yıllarda da devam etti. 2025 yılında 68 bin 707 baş damızlık dişi hayvan için 139,2 milyon dolar ödendi.

2026’nın ilk altı ayında ise 56 bin 681 baş damızlık dişi hayvan ithal edildi. Bu hayvanlar için ödenen tutar 122 milyon doların üzerine çıktı.

Böylece yalnızca 2025 ve 2026’nın ilk yarısında 125 bin 388 baş damızlık dişi hayvan ithal edilirken, toplam ödeme yaklaşık 261,3 milyon dolara ulaştı.

Sağmal inek sayısı 11 yılda 617 bin arttı

Kahveci’nin analizinde kullanılan FAOSTAT verilerine göre Türkiye’de sağmal inek sayısı 2013 yılında 5 milyon 607 bin 272 baştı. Bu sayı 2024 yılında 6 milyon 225 bine yükseldi.

Buna göre 11 yıllık dönemde sağmal inek sayısındaki net artış 617 bin 728 baş oldu. Aynı dönemde ise yaklaşık 694 bin 900 baş damızlık dişi hayvan ithal edildi.

Bu karşılaştırma, ithal edilen damızlık hayvanların sürü büyüklüğüne etkisinin sorgulanmasına neden oldu. Ancak sağmal hayvan sayısındaki net artış ile ithalat rakamlarını doğrudan karşılaştırmak, tek başına sürünün performansını ölçmek için yeterli değil.

Yaşlanan hayvanların sürüden çıkarılması, kesimler, hastalıklar, ölümler, döl verimi, buzağı kayıpları ve işletmelerin üretimden çekilmesi gibi birçok faktör, toplam sürü varlığını etkiliyor.

Bununla birlikte, yaklaşık 695 bin baş damızlık dişi hayvanın sisteme dahil edildiği bir dönemde sağmal sürüdeki net artışın 617 bin başta kalması, ithalatın sürüde kalıcı bir büyüme sağlayıp sağlamadığı sorusunu gündeme getiriyor.

İthalat olmasaydı sürü ne kadar olacaktı?

Kahveci çalışmasında, sağmal sürünün yıllık yüzde 2,5 ve yüzde 3 oranlarında istikrarlı biçimde büyüdüğü iki ayrı projeksiyona da yer verdi.

2007 yılında 4 milyon 229 bin 440 baş olan sağmal inek varlığı başlangıç noktası olarak alındı. İthalat yapılmadan sürünün her yıl yüzde 2,5 oranında büyümesi halinde, 2024 yılında sağmal inek sayısının yaklaşık 6 milyon 436 bin başa ulaşması bekleniyordu.

Yıllık yüzde 3 büyüme varsayımında ise bu sayının yaklaşık 6 milyon 991 bin baş olması gerekiyordu. Gerçekleşen sayı ise 6 milyon 225 bin başta kaldı.

Bu hesaplamaya göre fiili sağmal inek varlığı, ithalatsız yüzde 2,5’lik büyüme senaryosunun yaklaşık 210 bin, yüzde 3’lük büyüme senaryosunun ise yaklaşık 766 bin baş gerisinde kaldı.

İthalat hesaba katılınca fark daha da büyüyor

Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, damızlık ithalatının da projeksiyona eklenmesiyle ortaya çıktı.

Yıllık yüzde 2,5’lik biyolojik büyümeye yapılan damızlık ithalatının eklenmesi halinde, 2024 yılında sağmal sürünün teorik olarak yaklaşık 7 milyon 211 bin başa ulaşması bekleniyordu.

Yüzde 3’lük büyüme ve ithalat senaryosunda ise teorik sürü büyüklüğü yaklaşık 7 milyon 775 bin baş olarak hesaplandı.

Fiili sağmal inek sayısının 6 milyon 225 bin baş olduğu dikkate alındığında, iki senaryo arasındaki fark yaklaşık 986 bin ile 1 milyon 550 bin baş arasında değişiyor.

Bu fark, Türkiye’nin yıllardır uyguladığı damızlık ithalatı politikasının sürüyü büyütme açısından ne ölçüde etkili olduğu sorusunu gündeme taşıyor.

İthalat sürüyü mü büyütüyor, kayıpları mı karşılıyor?

Damızlık hayvan ithalatının amacı yalnızca ülkeye getirilen hayvan sayısı kadar sürüyü artırmak değil. İthal edilen dişi hayvanların doğurması, elde edilen dişi buzağıların büyütülerek damızlık sürüye katılması ve böylece genetik katkının yıllar içinde artması bekleniyor.

Ancak sürekli ithalata rağmen sağmal sürünün beklenen ölçüde büyümemesi, ithalatın büyük ölçüde mevcut kayıpları telafi etmek için kullanılıp kullanılmadığı sorusunu ortaya çıkarıyor.

Eğer ithalat, sürüyü büyütmek yerine kesim, hastalık, verim düşüklüğü ve işletmelerin üretimden çekilmesi gibi nedenlerle oluşan kayıpları karşılıyorsa, tartışmanın yalnızca kaç baş hayvan ithal edileceği üzerinden yürütülmemesi gerekiyor.

Asıl soru, mevcut sürünün neden sürdürülebilir biçimde büyütülemediği ve ithal edilen hayvanların neden kalıcı üretim kapasitesine dönüştürülemediği olarak öne çıkıyor.

“Rakamları değil, fonksiyonları büyütmek gerekiyor”

Ergin Kahveci, çalışmasının sonucunu “Rakam büyürken bizim derdimiz de büyümüş. Demek ki olay rakamları büyüterek değil, fonksiyonları büyüterek çözülebiliyormuş” sözleriyle değerlendirdi.

Kahveci’ye göre Türkiye’nin sürekli damızlık hayvan ithalatına ihtiyaç duyması, yerli sürünün yenilenme ve büyüme kapasitesinin yeterince güçlendirilemediğini gösteriyor.

Sektörde kalıcı bir büyüme sağlanabilmesi için yalnızca hayvan sayısının artırılması yeterli görünmüyor. Anaç hayvanların korunması, yem maliyetlerinin düşürülmesi, buzağı kayıplarının azaltılması, hastalıklarla etkin mücadele edilmesi ve üreticinin öngörülebilir gelir elde etmesi gerekiyor.

Aksi halde ithalatla büyütülmeye çalışılan hayvan varlığı, et ve süt üretiminde kalıcı artış sağlamak yerine mevcut kayıpları karşılayan geçici bir uygulama olarak kalabilir.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Advert

Yorum Gönder

Yorumlar