Bu gelişme Türkiye'nin ihracat stratejisini yeniden gözden geçirmesi ve rekabet gücünü korumak için yeni politikalar geliştirmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Özellikle tekstil, halı ve mücevher gibi geleneksel ihracat sektörlerinin daha yüksek katma değerli ürünlere yönelmesi ve teknoloji entegrasyonunun artırılması önem kazanmaktadır. Aynı zamanda fındık gibi stratejik ürünlerin uluslararası pazarlıkta daha etkin şekilde kullanılması Türkiye'nin ticari konumunu güçlendirebilecektir.
ABD Başkanı Donald Trump'ın 60 ülkeye yönelik yeni ek gümrük vergisi kararı yürürlüğe girdi. Türkiye yüzde 12,5 ek gümrük vergisi uygulanacak ülkeler arasında yer alırken tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci kararın özellikle ihracatçı sektörler açısından rekabet gücünü etkileyebileceğine dikkat çekti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın yaklaşık bir asırlık bir yasaya dayanarak 60 ülkeye yönelik açıkladığı yeni ek gümrük vergileri yürürlüğe girdi. Karar kapsamında Türkiye de yüzde 12,5 ek tarife uygulanacak ülkeler arasında yer aldı. Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede yeni uygulamanın Türkiye'nin ABD pazarındaki rekabet gücü üzerinde etkiler oluşturabileceğini belirtti.
Yeni uygulamada ülkeler zorla çalıştırma uygulamalarına yönelik mevzuatlarına göre farklı tarife gruplarında değerlendirildi. Buna göre zorla çalıştırma ithalat yasağı getiren veya bu yönde taahhütte bulunan ülkelere yüzde 10 ek gümrük vergisi uygulanırken bu yönde düzenlemesi bulunmayan ülkelere ise yüzde 12,5 ek gümrük vergisi uygulanacak. Türkiye ikinci grupta yer alıyor.
Türkiye'nin ABD'ye yıllık yaklaşık 16 ile 16,5 milyar dolar seviyesinde mal ihracatı gerçekleştirdiği göz önüne alındığında yeni tarifenin önemli etkileri olması bekleniyor. Yeni tarife özellikle şu sektörlerde rekabet baskısı oluşturabileceği ifade ediliyor:
Tekstil ve hazır giyim sektörü yüksek ihracat hacmiyle dikkat çekerken halı ve yer kaplamaları da önemli bir ihracat kalemi olarak öne çıkıyor. Mücevher, otomotiv yan sanayi, makine, elektrik-elektronik ile doğal taş ve inşaat malzemeleri sektörleri de ek vergiden etkilenebilecek alanlar arasında bulunuyor.
Küresel ticarette yalnızca üretim gücünün yeterli olmadığı vurgulanırken ülkelerin pazarlık gücü ve stratejik konumlarının giderek daha belirleyici hale geldiği ifade ediliyor. Arz her zaman avantaj olmayıp talep her zaman dezavantaj olmadığı belirtilirken güç ve kuvvet dengesini doğru kullanma döneminde olunduğu değerlendirilmektedir.
Türkiye'nin sahip olduğu stratejik ürünlerde daha güçlü bir politika izlemesi gerektiği savunulmaktadır. Dünya fındık üretimindeki lider konuma rağmen ürünün değerinin yeterince korunamadığı dile getirilmektedir. Küresel ticaret savaşlarının giderek sertleştiği bir dönemde Türkiye'nin stratejik ürünlerde pazarlık gücünü daha etkin kullanması gerektiği ifade edilmektedir.
Bu gelişme Türkiye'nin ihracat stratejisini yeniden gözden geçirmesi ve rekabet gücünü korumak için yeni politikalar geliştirmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Özellikle tekstil, halı ve mücevher gibi geleneksel ihracat sektörlerinin daha yüksek katma değerli ürünlere yönelmesi ve teknoloji entegrasyonunun artırılması önem kazanmaktadır. Aynı zamanda fındık gibi stratejik ürünlerin uluslararası pazarlıkta daha etkin şekilde kullanılması Türkiye'nin ticari konumunu güçlendirebilecektir.
Yorumlar