Türkiye’nin Orta Koridor’daki stratejik rolü, Avrupa’nın hedeflerine ulaşmasında vazgeçilmez bir unsurdur ve bu gerçeğin kabul edilmesi, her iki taraf için de yararlı olacaktır.
Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raporu: Eleştiriler ve Stratejik İşbirliği
Avrupa Parlamentosu (AP), 17 Haziran 2026’da kabul ettiği 2025 Komisyon Türkiye Raporu’nda Türkiye’ye yönelik sert eleştirilerde bulunmuştur. Rapor, demokrasi, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve temel haklar alanlarındaki gerilemelere dikkat çekerken, Türkiye’nin AB üyelik sürecinin fiilen donmuş olduğunu vurgulamıştır. Ancak, Türkiye’nin stratejik önemine ve pragmatik işbirliği ihtiyacına da değinilmiştir.
Orta Koridor, Çin’den başlayıp Kazakistan, Hazar Denizi, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşan multimodal bir ticaret rotasıdır. Bu rotanın avantajları şunlardır:
Türkiye, Orta Koridor’da sadece bir transit ülke değil, stratejik bir merkez konumundadır. Bu rolü, çeşitli demiryolu ve liman bağlantıları ile pekiştirmektedir. Rapor, Türkiye’nin güçlü katılımı olmadan güçlü bir Orta Koridor’un mümkün olmadığını vurgulamaktadır.
AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, Türkiye’nin Bağlantısallık Gündemi’nde kilit rol oynadığını belirtmiş ve Türkiye olmadan güçlü bir Orta Koridor hayal edilemeyeceğini ifade etmiştir. Bu açıklama, AP raporundaki dolaylı desteği somut bir üst düzey AB duruşuna dönüştürmektedir.
AP raporu ve AB Komiseri Marta Kos’un açıklamaları, Türkiye’nin AB dışındaki konumunun jeopolitik gerçekler ve stratejik zorunluluklar nedeniyle göz ardı edilemeyeceğini göstermektedir. Orta Koridor, AB’nin tedarik zinciri güvenliği, enerji çeşitliliği ve Asya ile bağlantı hedefleri için kritik öneme sahiptir. Türkiye’nin bu süreçteki rolü güçlendirilmeli ve AB tarafından somut destek verilmelidir.
Sonuç olarak, Türkiye’nin Orta Koridor’daki stratejik rolü, Avrupa’nın hedeflerine ulaşmasında vazgeçilmez bir unsurdur ve bu gerçeğin kabul edilmesi, her iki taraf için de yararlı olacaktır.
Yorumlar