Aradan yaklaşık 60 yıl geçmesine rağmen CIA arşivindeki belgelerin yeniden ilgi çekmesinin nedeni, sosyal medyada ileri sürülen birçok iddiayı doğrulamasa da, ABD'nin hava durumunu değiştirme teknolojilerine ciddi kaynak ayırdığını ve bu teknolojiyi Vietnam Savaşı sırasında silah olarak kullanmaya çalıştığını tartışmasız biçimde ortaya koymaktadır.
CIA'nın 1965 tarihli gizliliği kaldırılmış belgeleri, ABD'nin hava modifikasyonu araştırmalarına milyonlarca dolar ayırdığını ve bu teknolojileri Vietnam Savaşı'nda askeri amaçla kullandığını ortaya koymaktadır.
7 Ekim 1965 tarihli "Weather Modification" (Hava Modifikasyonu) başlıklı gizli belgede, ABD'nin hava olaylarını değiştirmeye yönelik araştırmalara ilgisinin hızla arttığı görülmektedir. Sosyal medyada yayılan iddiaların aksine, belge CIA'nın 1965'ten bu yana gökyüzüne gizlice "zehirli maddeler" püskürttüğünü kanıtlamasa da, ABD'nin hava durumunu değiştirme teknolojilerine ciddi kaynak ayırdığını göstermektedir.
CIA'nın 2003 yılında kamuya açtığı dosyada, ABD'nin hava modifikasyonu araştırmalarına sağladığı federal desteğin dramatik biçimde arttığı görülmektedir:
| Yıl | Bütçe |
|---|---|
| 1963 | 2,76 milyon dolar |
| 1965 | 4,72 milyon dolar |
| 1967 | 10,97 milyon dolar |
1967'de 1963 seviyesinin yaklaşık dört katına çıkan bu bütçe, hava modifikasyonunun ABD yönetiminin stratejik gündeminde ne kadar önemli bir yer tuttuğunu göstermektedir.
Araştırmalar yalnızca tek bir kurum tarafından yürütülmüyordu. Aşağıdaki kurumlar çeşitli projelerde yer almıştır:
CIA belgesinde dönemin ABD Başkanı Lyndon B. Johnson'ın hava modifikasyonu araştırmalarının genişletilmesine verdiği destek yer almaktadır. 14 Eylül 1965 tarihli Beyaz Saray mektubunda Johnson, hava modifikasyonunda ilerleme sağlanmasını istediğini belirtmiş ve geniş kapsamlı bir araştırma programı oluşturulmasını desteklemişti.
Program kapsamında aşağıdaki alanlarda araştırmalar yürütülmüştür:
Hava modifikasyonu çalışmaları birkaç yıl içinde yalnızca bilimsel araştırmalarla sınırlı kalmamıştır. ABD yönetiminin gizli Project Popeye programı kapsamında Vietnam Savaşı sırasında hava olaylarını askeri amaçlarla değiştirmeye çalıştığı bugün resmi ABD belgeleriyle doğrulanmıştır.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yayımladığı 13 Ocak 1967 tarihli çok gizli memorandumda, Savunma Bakanlığı'nın Kuzey Vietnam ve Laos'taki ikmal yollarında yağışı artırmak amacıyla bulut tohumlama operasyonu başlatmak için izin istediği görülmektedir.
Project Popeye'ın temel hedefi, Kuzey ve Güney Vietnam arasındaki ikmal hatlarında yağışı artırarak kamyon trafiğini zorlaştırmaktı. Amaç, Ho Chi Minh yolunu çamura çevirmekti.
Programın deneme aşaması Ekim 1966'da Laos'ta gerçekleştirilmiştir. Resmi memoranduma göre:
Ancak yetkililer deneylerin aynı zamanda önemli bir sorun ortaya çıkardığını kabul etmiştir: Yağışın miktarı ve etkileyeceği alan kesin olarak kontrol edilemiyordu.
Project Popeye, 1967'den 1972'ye kadar devam etmiştir. Programın amacı muson yağışlarını uzatarak Ho Chi Minh ikmal hattındaki yolları yumuşatmak, toprak kaymalarına yol açmak ve askeri sevkiyatı güçleştirmekti.
ABD Çevre Koruma Ajansı da programı Vietnam Savaşı sırasında yürütülen gizli bir askeri hava modifikasyonu operasyonu olarak tanımlamaktadır.
Dolayısıyla ABD'nin geçmişte hava durumunu askeri amaçlarla değiştirmeye çalıştığı bir komplo teorisi değil, resmi belgelerle doğrulanmış tarihsel bir gerçektir.
Vietnam dönemindeki uygulamalar hava olaylarının savaş amacıyla değiştirilmesinin hukuki ve etik sonuçlarını uluslararası gündeme taşımıştır.
Birleşmiş Milletler bünyesinde hazırlanan ENMOD Sözleşmesi, çevresel modifikasyon tekniklerinin geniş kapsamlı, uzun süreli veya ağır sonuçlar yaratacak şekilde askeri ya da düşmanca kullanılmasını yasaklamıştır. Sözleşme 1978 yılında yürürlüğe girmiştir.
Aradan yaklaşık 60 yıl geçmesine rağmen CIA arşivindeki belgelerin yeniden ilgi çekmesinin nedeni, sosyal medyada ileri sürülen birçok iddiayı doğrulamasa da, ABD'nin hava durumunu değiştirme teknolojilerine ciddi kaynak ayırdığını ve bu teknolojiyi Vietnam Savaşı sırasında silah olarak kullanmaya çalıştığını tartışmasız biçimde ortaya koymaktadır.
Yorumlar