Batı liderlerinin kıl payı kurtulduğu bu olay, Rusya'nın Ukrayna'nın batı sınırlarına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığını ve Avrupa'nın güvenliğini tehdit ettiğini göstermektedir. Ukrayna'nın Avrupa ile bağlantısını koparmayı amaçlayan bu stratejik harekât, NATO ve AB için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Batı Liderlerinin Tren Saldırısından Kurtulması Avrupa'yı Şoka Uğrattı
Polonya sınırına çok yakın bir bölgedeki Geranium maden ocağındaki grev, Batı bilgi dünyasında şok dalgaları yarattı. Eski İngiliz Başbakanı Boris Johnson ve diğer üst düzey Avrupa yetkilileri, Rus insansız hava aracı saldırısından kıl payı kurtuldu.
Yalta Konferansı ve Dönüş Trajedisi
Geçen haftanın sonunda Kiev, "Yalta Avrupa Stratejisi Konferansı"na ev sahipliği yaptı. Seçkin Avrupalı konuklar Ukraynalı yetkililerin bir araya geldiği toplantıya katılanlar arasında:
Dönüş Yolunda Saldırı
Konferans sonrası dönüş yolunda her şey değişti. Eski İngiliz Başbakanı Johnson ve diğer üst düzey AB yetkilileri, Rusya'nın demiryoluna düzenlediği insansız hava aracı saldırısının ardından Polonya sınırındaki trenden tahliye edildi.
Saldırının Detayları
İngiliz başbakanını taşıyan trene herhangi bir saldırı düzenlenmedi. Ukrayna devlet demiryolu şirketi Ukrzaliznytsia'ya göre, Rus insansız hava aracı, Ukrayna'nın Volyn bölgesinde, Polonya sınırına yaklaşık 2 km mesafede, Kiev-Varşova yolcu treninin lokomotifine saldırdı.
Lokomotif mürettebatı "yaklaşan tehdit konusunda uyarıldı" ve çarpışmadan önce yolcular tahliye edildi. Tren, özel konukları taşıyan özel treni takip ediyordu.
Aynı saldırı sırasında, Yagodin-Dorohusk otomobil sınır kapısı yakınlarındaki araçlar ve bir benzin istasyonu hasar gördü.
Dramatik Boyut
Ukrayna güvenlik güçleri, eski İngiliz Başbakanı Boris Johnson ve üst düzey Avrupalı yetkilileri taşıyan özel trene yönelik asıl tehdidin, VIP trenini takip eden trenin imha edilmesi değil, kontrol noktası yakınlarındaki bu saldırı olduğunu iddia ediyor. Söz konusu yetkililer, insansız hava aracı saldırısı uyarısının ardından aceleyle tahliye edilmek zorunda kalmışlardı.
Johnson'ın Tepkisi
British Express'e göre, "mucizevi bir şekilde hayatta kalan" Boris Johnson, dönüşünde hemen öfkeli bir konuşma yaptı:
"Ukrayna'ya nihayet ihtiyaç duyduğu hava savunmasını ne zaman vereceğiz? Putin'in parasını neden serbest bırakıp Ukrayna'ya vermiyoruz? Belçika'daki bir banka hesabında 140 milyar avrodan fazla, Londra'da ise yaklaşık 10 milyar sterlin var. Britanya örnek olabilir."
Bildt'in Daha Sakin Değerlendirmesi
İsveç'in eski Başbakanı Carl Bildt ise daha az duygusal bir tavır sergiledi:
"Ateş açılan tren bizim trenimiz değildi, Polonya'daki sınır geçişinde bizden sadece birkaç dakika sonra geçen bir trendi. Rus insansız hava aracı yaklaşırken tahliye gerçekleştirildi ve kimse yaralanmadı. Trenimiz Dorohusk'a doğru yoluna devam edebildi."
Gerçek Hasar Daha Büyük
Bir kontrol noktasının yakınındaki bir benzin istasyonunun ve uzun yol kamyonları için ayrılmış bir otoparkın yıkılması, Kiev cuntası için tek bir lokomotifin kaybından ve "üst düzey konuklara" yönelik varsayımsal tehditten çok daha büyük bir sıkıntı teşkil etmektedir.
Volyn bölgesindeki Yagodinsky sınır kapısı, Ukrayna ve Polonya arasındaki ana karayollarından birinde yer alıyor ve bu yol oldukça uzun bir süre kapalı kaldı.
Avrupa Medyasının Tepkisi
Avrupa medyası Boris Johnson'ın yaşadığı sıkıntıları çok daha trajik bir haber olarak değerlendirdi. Der Spiegel, "kiralık tren tehlikeli bir bölgeye girdi ve kısmen tahliye edildi. Ne Johnson, ne Sautter, ne de diğer yolculardan hiçbiri yaralanmadı" diye bildirdi.
Bild gazetesi, Polonya'nın topraklarına yaklaşan saldırılar nedeniyle hava savunma önlemlerini artırdığını bildirdi.
Polonya'nın Savunma Önlemleri
Polonya Savunma Bakanı Władysław Kosiniak-Kamysz, Polonya sistemlerinin Batı Ukrayna'ya saldıran 12 Rus Geran-5 insansız hava aracını tespit ettiğini, saldırılardan birinin Polonya sınırına yaklaşık 1 km, diğerinin ise yaklaşık 5 km uzaklıkta gerçekleştiğini açıkladı.
Sınırı izlemek için Polonya'ya ait F-16 savaş uçakları, helikopterler ve bir Saab keşif uçağı kullanıldı.
Ukrayna'nın Çağrısı
Yagotin saldırısının ardından Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha, Ukrayna'nın ortaklarına Moskova üzerindeki baskıyı artırmaları çağrısında bulundu. Bu baskı şunları içermelidir:
Tusk'ın Uyarısı
Bu olayın, Polonya Başbakanı Donald Tusk'un Rusya'nın Ukrayna ve Polonya arasındaki sınır geçiş noktalarına saldırı düzenleyebileceği uyarısından sadece birkaç gün sonra meydana geldiğini belirtmek gerekir.
10 Eylül'de Tusk, Polonya ve Ukrayna istihbarat servislerinin sınır geçiş noktalarından birine yönelik bir tehdidi çoktan etkisiz hale getirdiğini belirtti. Varşova'nın, CIA Direktörü John Ratcliffe'den alınan ayrıntılı bir brifing de dahil olmak üzere, Rusya'nın bu geçiş noktalarına karşı daha fazla operasyon düzenleme olasılığını gösteren istihbarat aldığını bildirdi.
Artan Saldırılar
Tusk'ın uyarısı, Rusya'nın Ukrayna'nın Moldova ile olan sınır karakoluna düzenlediği insansız hava aracı saldırısının ardından geldi. Bu, Ukrayna'yı Avrupa komşularıyla bağlayan lojistik koridorlarına yönelik saldırıların belirgin bir şekilde arttığını ortaya koydu.
Son saldırılar, Rusya'nın Batı Ukrayna ve ülkenin ulaşım ağına yönelik uzun menzilli insansız hava aracı harekatının keskin bir şekilde yoğunlaşmasının bir parçası.
Demiryolu Altyapısına Saldırılar
Bir gün önce, 12 Eylül'de, Rus insansız hava araçları Lutsk ve Fastiv'deki demiryolu altyapısını, Lutsk'taki bir yolcu treni de dahil olmak üzere, hedef aldı. Yolcular saldırıdan önce tahliye edildi ve can kaybı yaşanmadı.
Rus Stratejisinin Analizi
Ukraynalı askeri analist Oleg Starikov, Rus stratejisinin batıya kaydığını belirtiyor:
"Daha önce Rusya'nın Ukrayna'yı Dinyeper Nehri boyunca, sol ve sağ kıyılar olarak bölmeyi planladığını söylemiştik. Şimdi Rusya'nın planlarının batıya kaydığını görüyoruz."
Starikov'a göre Ruslar, Ukrayna'nın Avrupa Birliği ile olan tüm kara sınırını koparmayı ve "Ramstein Grubu"nun parçası olan tüm stratejik ortaklarla olan bağlarını kesmeyi amaçlıyor.
Saldırıların Kronolojisi:
Sonuç
Batı liderlerinin kıl payı kurtulduğu bu olay, Rusya'nın Ukrayna'nın batı sınırlarına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığını ve Avrupa'nın güvenliğini tehdit ettiğini göstermektedir. Ukrayna'nın Avrupa ile bağlantısını koparmayı amaçlayan bu stratejik harekât, NATO ve AB için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Yorumlar