Kanada'nın bu hamlesinin, Kuzey Amerika'daki jeopolitik dengelemeyi değiştirebileceği değerlendiriliyor. Carney'nin açıklamaları, iki ülke arasındaki ilişkilerin önemli bir dönüm noktasında olduğunu gösteriyor.
Kanada, ABD'den Uzaklaşarak Avrupa Birliği'ne Yaklaşıyor
ABD ve Kanada arasındaki ticaret savaşı sürerken, Kanada Başbakanı Mark Carney, ülkesinin Avrupa Birliği'yle ekonomik ve stratejik ilişkilerini güçlendirmek için iddialı bir yeniden yapılanma süreci başlattı. Bu girişim, Kanada'yı Avrupa kıtası dışında AB'yle en yakın ilişkilere sahip ülke haline getirebilir.
"AB Ortak Üyesi" Seçeneği Araştırılıyor
Wall Street Journal'ın haberine göre, Carney, Kanada'nın AB Özel Temsilcisi John Hannaford'a tam üyelik dışındaki tüm seçenekleri araştırma talimatı verdi. Bunlar arasında Kanada'nın "AB ortak üyesi" olmasının da bulunduğu ifade edildi.
Avrupalı yetkililer, aşılması gereken önemli teknik ve siyasi engellere rağmen AB'nin Kanada'yla çok daha yakın ilişkiler kurmaya açık olduğunu belirtti.
Stratejik Sektörlerde Entegrasyon Ele Alınıyor
Taraflar arasındaki görüşmelerde enerji, yapay zeka, kritik madenler, savunma ve teknoloji gibi stratejik sektörlerde daha kapsamlı entegrasyon ele alınıyor.
Ottawa ve Brüksel, denizaltı kabloları, veri merkezleri, uydu ağları, bilimsel işbirliği ve Kanada'nın doğalgaz ihracatını Avrupa'ya yönlendirmesini sağlayacak boru hatlarını da görüşüyor.
Kanadalıların Avrupa'da vizesiz yaşamasına ve çalışmasına izin verilmesiyle Kanada'nın AB'nin öğrenci değişim programına katılması da gündeme gelmiş.
Trump'ın Politikaları Eleştirildi
Carney, ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarını suçlayarak iki ülke arasındaki ilişkilerde "bir geçiş değil, kopuş" yaşandığını savunuyor.
Trump, kuzey komşularının kendilerine katılarak "51. eyalet" olması gerektiğini savunurken, Kanada ticaret müzakerelerinde ilerleme kaydedilmemesi üzerine Avrupa'ya yöneldi.
Ekonomik Gerçeklik Zorlayıcı
Kanada'nın ABD'yle sahip olduğu ekonomik ilişkinin benzerini AB'yle kurması neredeyse imkansız görülüyor. Zira Kanada ihracatının yaklaşık üçte ikisi ABD sınırlarına giriyor.
Önemli Riskler Taşıyor
Bu strateji önemli riskler de beraberinde getiriyor. Kanada, Avrupa'nın düzenlemelerini, işçilerini ve mali yükümlülüklerini kabul etme baskısıyla karşılaşabilir. AB'nin ticarette ABD'nin yerini doldurması da zor görülüyor.
Bazı Avrupalı yetkililer, Ottawa'nın AB'yi Washington'la müzakerelerde bir pazarlık aracı olarak kullanmasından endişe ediyor. Ayrıca bazı Avrupa liderleri, ABD'nin bu yakınlaşmaya verebileceği tepkilerden korkuyor.
Süreç İvme Kazanıyor
Buna rağmen müzakereler ivme kazanıyor. Avrupalı yetkililere göre görüşmeler başarılı olursa Kanada, "Avrupa dışındaki diğer tüm ülkelerden daha yakın" bir konuma gelebilir.
WSJ'ye konuşan bir Kanada yetkilisi, taraflar arasındaki müzakereleri şöyle özetledi:
"Bu, çalışma grupları ve bürokrasi aracılığıyla yürütülen, son derece köklü bir değişim. Aşırı sıkıcı ama sonuçları da bir o kadar önemli."
Yeni Bir Jeopolitik Dengeleme
Kanada'nın bu hamlesinin, Kuzey Amerika'daki jeopolitik dengelemeyi değiştirebileceği değerlendiriliyor. Carney'nin açıklamaları, iki ülke arasındaki ilişkilerin önemli bir dönüm noktasında olduğunu gösteriyor.
Yorumlar