Tablonun yaklaşık 130 yıllık yolculuğunda Türkiye açısından çok ilginç bir dipnot kalacak: 1897'de Osmanlı Girit'ini resmeden Ayvazovski'nin tablosu, yıllar boyunca Amerikan petrol tarihinin en güçlü patronlarından Armand Hammer'ın çalışma odasının duvarında asılıydı. Osmanlı coğrafyasını tanıyan bir ressam, petrol servetiyle bir Amerikan patronunun ofisine ulaştı. Şimdi yeni bir sahip arıyor.
İstanbul ressam Ivan Ayvazovski'nin 1897'de yaptığı ünlü Girit tablosu, Occidental Petroleum'u dünya enerji devine dönüştüren efsane petrol patronu Armand Hammer'ın özel koleksiyonundan çıktı. Eser, Sotheby's Londra'da 2-3 milyon sterlin tahminle satışa çıkıyor.
1897 yılında Girit, Osmanlı İmparatorluğu'nun egemenliği altında iken büyük bir kriz yaşadı. Adada uzun süredir devam eden siyasi ve toplumsal gerilim, Yunanistan'ın müdahalesiyle uluslararası bir soruna dönüştü.
İngiltere, Fransa, Rusya, İtalya, Avusturya-Macaristan ve Almanya, Girit çevresinde uluslararası bir deniz ablukası uyguladı. Bu abluka, Osmanlı yönetiminin zayıfladığını ve Avrupa'nın Doğu Akdeniz'deki artan nüfuzunu gösteriyordu.
Ressam Ivan Konstantinoviç Ayvazovski, bu tarihi kırılmayı "The Naval Blockade of Crete" (Girit Deniz Ablukası) adlı eseriyle tuvaline taşıdı. Tablo, sadece güzel bir deniz manzarası değil; 19. yüzyılın sonunda Osmanlı İmparatorluğu, Yunanistan ve Avrupa büyük güçlerinin karşı karşıya geldiği Doğu Akdeniz hesaplaşmasının sanat yoluyla ifadesidir.
Hikâyeyi daha da ilginç yapan ayrıntı, Ayvazovski'nin kendisidir. Ressam için İstanbul yabancı bir şehir değildi. Osmanlı başkentine defalarca geldi ve Boğaz'ı, Haliç'i, İstanbul kıyılarını ve şehrin siluetini resmetti.
Ayvazovski, Osmanlı sarayıyla ilişki kurmuş, Osmanlı coğrafyasını yakından tanımıştı. Girit tablosu, uzaktan hayal edilen egzotik bir Doğu resmi değildi. Ressam, resmettiği coğrafyayı ve insanları bizzat biliyordu.
Ayvazovski'nin Girit tablosu, yaklaşık 130 yıl sonra Atlantik'in öbür tarafında çok güçlü bir adamın eline geçti: Armand Hammer.
Hammer, sıradan bir Amerikan iş insanı değildi. 1956'da küçük bir Kaliforniya petrol şirketi olan Occidental Petroleum'a yatırım yaptı. Sonraki otuz yılda şirketi uluslararası enerji ve kimya sektörünün büyük oyuncularından birine dönüştürdü.
Petrol Hammer'a muazzam bir servet kazandırdı. Hammer da o servetin bir bölümünü sanata yatırdı. Degas'dan Renoir'a, Pissarro'dan Mary Cassatt'a uzanan büyük bir koleksiyon oluşturdu. İşte bu koleksiyonda Osmanlı Girit'ini anlatan Ayvazovski da vardı.
Hammer, Ayvazovski'nin Girit tablosunu bir banka kasasında veya depoda saklamamıştı. Ofisinin duvarına asmıştı. Yani dünyanın en güçlü petrol patronlarından biri, günlük çalışma hayatında başını kaldırdığında 1897 Girit krizini görüyordu.
Elimizde bunu gösteren tarihi bir kare var. 1980'lerde Armand Hammer ile eski ABD Başkanı Jimmy Carter birlikte fotoğraflanıyor. Arkalarında Ayvazovski'nin tablosu.
Bir fotoğraf karesinde üç ayrı dünya buluşuyor:
Armand Hammer 1990'da öldü. Sanat koleksiyonu onlarca yıl korundu. Şimdi Armand Hammer Foundation farklı bir karar aldı. Hammer'ın petrol servetiyle aldığı sanat eserlerinin bir bölümü satılacak; elde edilen kaynak vakfın sanat eğitimi ve kurumlara yönelik çalışmalarında kullanılacak.
Sotheby's, koleksiyondan seçilen 12 eseri New York ve Londra'daki müzayedelerde satışa çıkarıyor. Toplam satış öncesi tahmin: 25-37 milyon dolar.
Londra'ya gidiyor. Aralık ayında Sotheby's Londra'da satışa çıkacak.
Tahmini fiyat: 2-3 milyon sterlin
Aslında sermayenin ilginç bir döngüsü tamamlanıyor:
Degas başka bir duvara gidecek. Cassatt başka bir koleksiyona. Ayvazovski'nin Girit'i de yeni sahibini bulacak.
Tablonun yaklaşık 130 yıllık yolculuğunda Türkiye açısından çok ilginç bir dipnot kalacak:
1897'de Osmanlı Girit'ini resmeden Ayvazovski'nin tablosu, yıllar boyunca Amerikan petrol tarihinin en güçlü patronlarından Armand Hammer'ın çalışma odasının duvarında asılıydı.
Osmanlı coğrafyasını tanıyan bir ressam, petrol servetiyle bir Amerikan patronunun ofisine ulaştı. Şimdi yeni bir sahip arıyor.
Yorumlar