Petrol piyasasının geleceği, bir sonraki saldırının büyüklüğünden ziyade kesintinin ne kadar süreceğine bağlı görünüyor. Düşük stoklar, kırılgan lojistik ağlar ve artan jeopolitik gerginlik, piyasayı her zamankinden daha kırılgan hale getirmiş durumda. Orta Doğu'daki bir sonraki hareket, petrol fiyatlarında önemli dalgalanmalara yol açabilir.
Petrol piyasaları bu Perşembe günü yeniden başlayan ABD-İran saldırılarının etkisiyle hareketli bir gün yaşadı. Brent ham petrol varil başına 91.80 dolara yükselirken, geçen gün neredeyse yüzde 8'lik bir artışla kapanmıştı. West Texas Intermediate (WTI) ise 84.85 dolara çıktı. Ancak bu fiyat artışının arkasında sadece askeri çatışmalar değil, petrol piyasasının yapısal kırılganlıkları yatıyor.
Sorunu anlamak için Orta Doğu'nun enerji taşımacılığının coğrafyasına bakmak gerekiyor. Suudi Arabistan, Hürmüz Boğazı'na olan bağımlılığını azaltmak için ham petrolünün büyük kısmını boru hatlarıyla Kızıldeniz kıyısına yönlendirdi. Ancak bu "kaçış rotası" kendisi bir tehlike bölgesine dönüştü.
Yemen'deki Husiler, Suudi tankerlerine ve enerji altyapısına düzenli saldırılar düzenliyor. Bab el-Mandeb Boğazı'ndan geçen gemiler, Süveyş Kanalı'ndan transit yapmak veya Afrika etrafında daha uzun bir rota izlemek zorunda kalıyor. Qamar Energy CEO'su Robin Mills'in Vox'a yaptığı açıklamaya göre, durum "giderek daha da zorlaşıyor." Washington Institute'dan denizcilik uzmanı Noam Raydan ise daha keskin bir uyarıda bulundu: "Gemileri batırabileceklerini biliyoruz."
Bu tehdit, resmi bir kapanış olmadan da etkili oluyor. Artan sigorta maliyetleri, tereddüt eden mürettebatlar ve daha uzun seyir süreleri, petrol piyasasının esnekliğini ortadan kaldırıyor.
Petrol fiyatlarını baskı altında tutabilecek tampon hızla erimektedir. ABD ticari ham petrol stokları son hafta 7,2 milyon varil azalarak 404,5 milyon varile düştü. Bu, 2018'den bu yana en düşük seviye ve beş yıllık mevsimsel ortalamanın yaklaşık yüzde 7 altında.
Durum rafineriler için de kritik. Rafineriler kapasitenin yüzde 97,2'sinde çalışıyor; bu da başka bir kesinti yaşandığında işleme artırma için sınırlı alan bırakıyor. Benzin stokları normalin yüzde 6 altında seyrederken, Stratejik Petrol Rezervi daha da azaldı. Commodity Context'un kurucusu Rory Johnston, bu seviyelerin "tehlikeli derecede düşük" olduğunu belirtti.
Azalan stoklar, sevkiyatlar geciktiğinde veya rafineriler uygun varilleri sağlamakta zorlandığında mevcut olan tamponu ortadan kaldırıyor. Dolayısıyla bir sonraki şok ham petrolden ziyade benzin, dizel veya havacılık yakıtı kanalıyla ortaya çıkabilir.
JPMorgan analistleri, kesintinin süresi konusunda endişeli. Kaybedilen her ek ayın Brent'e varil başına yaklaşık 7-8 dolar ekleyebileceğini tahmin ediyor. Eğer üç ay boyunca kesinti devam ederse, Brent aylık ortalaması kabaca 114 dolara çıkabilir.
Ancak bu senaryo, kesintinin uzun sürmesine bağlı. Kısa süreli bir kesinti Brent'i düşük-orta 90 dolar seviyelerinde tutabilir. Tersine, Körfez altyapısına ciddi zarar veya Husiler'in kampanyasının genişlemesi fiyatları daha da yukarı çekebilir.
Diğer taraftan, başarılı diplomasi ve tanker akışlarının iyileşmesi yenilenen risk primini ortadan kaldırabilir. ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA), Orta Doğu üretimi ve ticaretinin kademeli olarak toparlanmasını, stokların dördüncü çeyrekte yeniden inşa edilmeye başlamasını ve Brent'in o dönemde ortalama 70 dolara düşmesini bekliyor.
Petrol piyasasının geleceği, bir sonraki saldırının büyüklüğünden ziyade kesintinin ne kadar süreceğine bağlı görünüyor. Düşük stoklar, kırılgan lojistik ağlar ve artan jeopolitik gerginlik, piyasayı her zamankinden daha kırılgan hale getirmiş durumda. Orta Doğu'daki bir sonraki hareket, petrol fiyatlarında önemli dalgalanmalara yol açabilir.
Yorumlar