Kamu öncülüğündeki yeniden imar faaliyetleriyle konut arzının hızla artmasıyla birlikte ise deprem illerinde kira enflasyonunun belirgin biçimde yavaşladığı, bu ayrışmanın 2026 yılında depremden dolaylı etkilenen illerde de görünür hale geldiğinin gözlemlendiği aktarıldı.
TCMB RAPORU: DEPREM İLLERİNDE KİRA ENFLASYONU 2025'TEN İTİBAREN YAVAŞLAMAYA BAŞLADI
Konut Arzındaki Toparlanma Kira Artışlarını Baskılıyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının analiz raporuna göre, deprem illerinde kira enflasyonu 2025 yılında yavaşlamaya başladı. Kamu öncülüğündeki yeniden imar faaliyetleriyle konut arzının hızla artması, kira dinamiklerinde belirgin bir değişim yaratıyor.
Dezenflasyon Sürecinde En Katı Kalem Kira
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Yapısal Ekonomik Araştırmalar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Deprem Bölgesi Konut Arzı ve Bölgesel Kira Enflasyonu Gelişmeleri" başlıklı analiz, 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında konut arzında ve bölgesel kiralarda yaşanan gelişmeleri inceledi.
Dezenflasyon sürecinde en fazla katılık gözlenen kalemlerden birinin kira olduğu belirtilen analizde, bu görünümde 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında konut stokunda yaşanan kayıp ve bölgeden diğer illere gerçekleşen göçlerin önemli rol oynadığı ifade edildi.
Deprem Sonrasında Konut Stokunun Önemli Oranda Azaldığı
6 Şubat sonrasında deprem bölgesinde konut stokunun önemli oranda azaldığına işaret edilen analizde, bu gerilemenin sonucunda bölgede konut kiralarının hızlı bir şekilde yükseldiği kaydedildi.
Depremin kira piyasasındaki etkisinin sadece deprem bölgesi ile sınırlı kalmadığına vurgu yapılan analizde, deprem sonrasında yaşanan göç hareketlerinin, göç alan illerde kiralık konut talebini ve kiraları artırdığı belirtildi.
Deprem bölgesiyle coğrafi olarak yakın olan ve/veya geçmişte güçlü göç ilişkileri bulunan illerde kiraların daha fazla arttığı kaydedildi.
TOKİ'nin Deprem Konutları Hızla Tamamlanıyor
Depremin konut arzında yol açtığı kaybı gidermek amacıyla bölgede kamu öncülüğünde kapsamlı bir yeniden imar süreci başladığının hatırlatıldığı analizde, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından inşaatı tamamlanan deprem konutlarının sayısının 2025 yılı başında 201 bin seviyesine, yıl sonunda ise yaklaşık 434 bine ulaştığı bilgisi verildi.
TOKİ'nin deprem öncesi üç yılda ürettiği konut sayısı (yaklaşık 213 bin) dikkate alındığında bu rakamın konut arzında önemli bir artışa işaret ettiği bildirilerek, konut arzındaki toparlanmanın yapı kullanım izinlerinde de açık biçimde görüldüğü aktarıldı.
Deprem Bölgesi Yapı Kullanım İzinlerinin Payı Yüzde 20'ye Çıktı
Deprem bölgesinin, Türkiye genelindeki yapı kullanım izinlerinden aldığı payın deprem öncesinde ortalama yüzde 12 civarındayken 2025 yılında yüzde 20'nin üzerine çıktığı kaydedildi.
Deprem İllerinde Kira Enflasyonu Yavaşlıyor
Konut arzında bu ölçekte bir artışın ardından yapılan analizde, illerin üç grupta incelendiği belirtildi: deprem bölgesindeki iller, deprem nedeniyle kiraların belirgin biçimde etkilendiği iller ve diğer iller.
Çevrim içi kiralık ilan fiyatlarını kullanarak yapılan karşılaştırma dikkat çekici bir görünüm ortaya koydu.
TCMB analizinde, "Deprem illerinde kira enflasyonu, 2023 ve 2024 yıllarında diğer iki grubun belirgin biçimde üzerinde seyrederken konut teslimlerinin hızlandığı 2025 yılında yavaşlamaya başlıyor. Başka bir ifadeyle, deprem sonrasında konut arzındaki kayıpla birlikte hızlanan kira artışlarının, arzın yeniden güçlenmesiyle birlikte göreli olarak ivme kaybettiğini gözlemliyoruz" denildi.
Dolaylı Etkilenen İllerde de Yavaşlama Görülüyor
Dikkat çekici bir diğer bulgu olarak, bu ayrışmanın deprem bölgesiyle sınırlı kalmaması gösterildi.
Depremden dolaylı etkilenen illerde kira enflasyonunun, 2024 ve 2025 yıllarında diğer illere yakın seyrederken 2026 yılında belirgin biçimde daha düşük gerçekleştiği bildirilen analizde, "Bu görünüm, deprem bölgesindeki konut arzının toparlanmasının, geri göç kanalıyla daha önce göç alan illerdeki kiralık konut talebini de kademeli olarak azaltıyor olabileceğine işaret ediyor" ifadeleri kullanıldı.
Konutların teslimi ile hanehalklarının geri dönüş kararlarının çeşitli ailevi tercihler ve kısıtlar nedeniyle eş zamanlı gerçekleşmemesi, bu etkinin gecikmeli olarak ortaya çıkmasını açıklayabilir.
İnşaat Kapasitesi Bölge Dışına Yönelmeye Başladı
Söz konusu etkinin gelecek dönemdeki olası seyrine ilişkin TCMB analizinde şu değerlendirmeler yapıldı:
"Bu noktada inşaat faaliyetlerinin bölgesel dağılımı önemli bir gösterge sunuyor. Deprem konutu projelerinin büyük ölçüde tamamlanmasıyla birlikte inşaat sektörü istihdamı deprem bölgesinde gerilerken deprem bölgesi dışındaki illerde hızlı bir artış gösteriyor. İnşaat kapasitesinin bölge dışına yönelmeye başlaması, konut arzındaki artışın önümüzdeki dönemde daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceğine işaret ediyor."
Kira Enflasyonundaki Yavaşlama Devam Edebilir
Geri göç sürecinin zamana yayılması da dikkate alındığında deprem sonrasında başlayan yeniden imar sürecinin kira dinamikleri üzerindeki etkilerinin deprem konutlarının teslimiyle sınırlı kalmayabileceği değerlendiriliyor.
TCMB analizinde, "İnşaat sektörü kapasitesinin deprem bölgesinden deprem bölgesi dışındaki illere yönelmeye başlaması da konut arzındaki artışın daha geniş bir alana yayılabileceğine işaret ediyor. Bu görünüm, konut arzındaki iyileşmenin önümüzdeki dönemde kira enflasyonundaki yavaşlamayı destekleyebilecek unsurlardan biri olacağına işaret ediyor" değerlendirmesine yer verildi.
Özet Değerlendirme
Analizde, özetle deprem sonrası konut stokunda gerçekleşen gerilemenin deprem bölgesindeki illerde ve göç hareketleri aracılığıyla da bazı diğer illerde kira enflasyonunu olumsuz etkilediği ifade edildi.
Kamu öncülüğündeki yeniden imar faaliyetleriyle konut arzının hızla artmasıyla birlikte ise deprem illerinde kira enflasyonunun belirgin biçimde yavaşladığı, bu ayrışmanın 2026 yılında depremden dolaylı etkilenen illerde de görünür hale geldiğinin gözlemlendiği aktarıldı.
Yorumlar