"İş gücü maliyeti kontrol edilemez hale geldi. Herkesin temel sorunu bu" diye konuşan Yılmaz, İSO bünyesinde kapanan şirket sayısının 2,5 kat arttığını ifade ederek, "Gerçekten işletmesini kapatan şirketler var. Bunlara çözüm bulmamız gerekiyor. İşsizliğin artması yarın sosyal sorunları da beraberinde getirecek" değerlendirmesinde bulundu.
YILMAZ: "İSO SADECE SORUNLARI KONUŞAN DEĞİL, ÇÖZÜM ÜRETEN KURUM OLMALI"
İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanı Ender Yılmaz, 2026-2030 döneminin yönetiminin belirleneceği seçimler öncesinde Yönetim Kurulu Başkanlığı'na adaylığını resmen açıkladı. Basın toplantısında adaylık kararını ve vizyonunu paylaşan Yılmaz, kararının fabrika sahalarında ve üretim hatlarının başında sanayicilerle yaptığı görüşmeler sonucunda şekillendiğini belirtti.
FABRİKA SAHALARINDA OLGUNLAŞAN BİR KARAR
Meclis Başkanlığı döneminde büyük işletmelerden KOBİ'lere, ihracatçılardan girişimcilere kadar farklı ölçekte çok sayıda sanayiciyle bir araya geldiğini anlatan Yılmaz, "Bu karar, bir toplantı odasında, masa başında verilmedi. Fabrika sahalarında, üretim hatlarının başında, ihracat pazarlarını kaybetmemek için mücadele eden sanayicilerimizin yanında olgunlaştı" ifadelerini kullandı.
Adaylığının, Türkiye sanayisinin kritik bir dönemden geçtiği süreçte İSO'nun sanayi politikalarının belirlenmesinde ve üyelerinin sesi olma misyonunda daha etkin rol üstlenmesi gerektiği düşüncesinden kaynaklandığını belirten Yılmaz, İSO'nun yalnızca bir meslek örgütü olmadığını, Türkiye sanayisinin geleceğini şekillendiren köklü kurumlardan biri olduğunu vurguladı.
YAPININ YENİLENMESİ ZORUNLU
Değişen dünya koşulları ile sanayinin karşı karşıya kaldığı fırsat ve tehditlerin İSO açısından da yeni bir yapılanmayı gerekli kıldığını söyleyen Yılmaz, "İSO'nun da kendini yenilemesini, daha vizyoner, daha katılımcı ve daha etkin bir yapıya kavuşmasını zorunlu kılmaktadır" dedi.
Yeni dönem vizyonunu açıklayan Yılmaz, İSO'yu üç temel alanda dönüştürmek istediğini belirtti: Sanayi politikalarının şekillenmesinde söz sahibi olan "proaktif bir akıl merkezi", üyelerinin sorunlarına çözüm üreten güçlü bir savunucu ve Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artırmak için ulusal ve uluslararası platformlarda etkin bir aktör.
İŞBİRLİĞİ VE DIYALOG ÖNCELİKLİ
Dünyada çoklu krizler ve belirsizliklerin öne çıktığı bir dönemden geçildiğine işaret ederek, Türkiye sanayisinin de önemli bir dönüşüm süreciyle karşı karşıya olduğunu kaydeden Yılmaz, bu ortamda kutuplaşma yerine işbirliği ve diyaloğu öne çıkaracaklarını belirtti.
"Bu zorlu süreçte İSO'nun daha güçlü, daha birleştirici ve daha vizyoner bir liderliğe ihtiyacı var" değerlendirmesinde bulunan Yılmaz, yönetimde katılımcılık ve şeffaflığın artırılacağını, Oda'nın karar mekanizmalarının üyelere daha fazla açılacağını bildirdi. Yönetim anlayışlarının temelinde işbirliği ve diyaloğun bulunacağını belirten Yılmaz, "Gönüller arasında köprüler kurmak yönetim sürecimiz boyunca temel felsefemiz olacaktır" diye konuştu.
YEŞIL MUTABAKAT VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM ODAKLI
Yeni döneme ilişkin somut çalışma başlıklarını paylaşan Yılmaz, Yeşil Mutabakat ve dijital dönüşümün temel başlıklar arasında yer aldığını belirtti. Sanayicilerin bu dönüşüme uyum sağlamaları için yol haritaları ve finansman modelleri oluşturmayı hedeflediklerini dile getiren Yılmaz, nitelikli iş gücü ihtiyacının karşılanması amacıyla eğitim kurumlarıyla işbirliğini güçlendireceklerini ifade etti.
Özellikle küresel rekabet ve ihracat üzerinde yoğunlaşacaklarını belirten Yılmaz, sanayicilerin yeni pazarlara açılmasına ve mevcut pazarlardaki paylarını artırmasına daha fazla destek sağlayacaklarını söyledi.
ÇÖZÜM ÜRETEN KURUM OLMAK
İSO'nun köklü geçmişinin önemli bir güç olduğunu ancak bunun değişimi yönetme ve yeni çözümler geliştirme kabiliyetiyle desteklenmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Amacımız, İSO'yu sadece sorunları konuşan değil, çözüm üreten ve geleceği inşa eden bir kurum haline getirmektir" dedi.
Başkan seçilmesi halinde sonuç odaklı bir çalışma modeli izleyeceklerini belirten Yılmaz, "Sanayiciyi anlayan, çalışan insanlar olmamız gerekiyor. Laf ile peynir gemisi yürümez. Ben bugüne kadar lafla iş yürütmedim. İşlerimizi gerçekçi şekilde yaptık, burada da öyle yapacağız" dedi.
SEÇİM TAKVİMİ AÇIKLANDI
Yılmaz, İSO'nun seçim takvimini de açıkladı. Seçmen listelerinin 2 Ekim'de İlçe Seçim Kurulu'na sunulmasının ardından seçim süreci resmen başlayacak. 26 Ekim'de meslek komiteleri ve meclis üyeleri, 3 Kasım'da ise Yönetim Kurulu ve Yönetim Kurulu Başkanı seçilecek.
PLANLAMA VE İŞ GÜCÜ MALİYETİ SORUNU
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yılmaz, ekonomi politikalarında planlama ihtiyacından bahsetti. Orta Vadeli Program'ın (OVP) mevcut haliyle bir "temenni programı" niteliğinde olduğunu savunan Yılmaz, "Her yıl değişen bir program olmaz. Plansızlığın olduğu yerde geleceğimizi inşa edemezsiniz" ifadelerini kullandı.
Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) günün ihtiyaçlarına uygun, yeni nesil bir yapıyla yeniden oluşturulması gerektiğini dile getiren Yılmaz, gerçekçi bir yönetim anlayışı benimseyeceklerini belirtti.
Türkiye'de "sanayisizleşme tehlikesi" bulunduğunu söyleyen Yılmaz, enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengesizliğin üreticiyi zorladığını belirtti. Sanayinin temel probleminin iş gücü maliyetleri olduğunu ifade eden Yılmaz, işçilik maliyetlerinin toplam maliyet içindeki payının son beş yılda yüzde 11,7'den yaklaşık yüzde 43'e yükseldiğini belirtti.
"İş gücü maliyeti kontrol edilemez hale geldi. Herkesin temel sorunu bu" diye konuşan Yılmaz, İSO bünyesinde kapanan şirket sayısının 2,5 kat arttığını ifade ederek, "Gerçekten işletmesini kapatan şirketler var. Bunlara çözüm bulmamız gerekiyor. İşsizliğin artması yarın sosyal sorunları da beraberinde getirecek" değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar