Oligarşik devlet yönetimi ve içindeki Parazit oligarklar devlet bürokrasisindeki tahrifatları.
Oligarşi, siyasal, ekonomik ve
toplumsal gücün sadece küçük ve ayrıcalıklı bir azınlığın elinde toplandığı yönetim biçimidir. Geniş halk kitlelerinin karar alma mekanizmalarından dışlandığı bu sistemde, iktidardaki grup gücünü genellikle askeri, dini, ailevi veya zenginlik gibi kaynaklardan alır.
Oligarşik anlayış nedir?
Buna göre, belirli bir grup, kalıtsal özellikleri itibarıyla toplumun geri kalanından ahlaki ve siyasi açıdan daha üstün kabul edilir ve bunların toplumu yönetme hakkına sahip oldukları varsayılır.Söz konusu yönetim hakkı da kuşaklar arasında devredilir.kısaca monarşizmin ve teokratik baskıcı yönetimin güncel tanımlamasıdır Oligarşi .
Ülkemizde Klıtsal olarak bir baskıcı oligarşi'k yapı mevcuttur.Oligarşik devlet bürokrasisinde kendine yer bulanlar kendi gücü oranında kazandıkları mevzileri korumaya çalışırlar.Üst düzey burjuvazi bu sistemin içinde oligarklaşarak ayrı bir ekonomik güç olmaktan geri durmazlar.Hem tekelleşip hamide devletin yönetsel anlamdaki bütün kurumlarını yönetmek içinde her türlü anti demokratik uygulamaları uygulamakta sakınca görmezler. Burada bütün siyasal oluşumlar sendikalar ve benzeri kurumlarda sistem aynıdır.Herkes Temerküzü ve yönetsel gücü elinde tutmak için acımasızca rakiplerini yok etmenin yollarını ararlar. Devlet yapısına ve halka büyük zarar verirler.
Ülkemizde yüz yılık cumhuriyetin ilk yalları hariç zaman içinde Öligarşik yapıya teslim olmaktan genç cumhuriyetimiz kendini kurtaramadı. Küresel sermeye emperyalist yayılmacı büyük devletler ve Oligarkları her alanda dünya halkları saldırarak ekonomik ve siyasi gücü ellerinde tutmanın savaşı içindeler.Bunun en yakın örneği Arap baharı ve Ortadoğu savaşları İran ve Yemen ülkelerine saldırmalarıdır.
Ülkemizde 12 Eylül Darbesinden sonra Oligarşik devlet yapısı Monarşist ve teokratik bir yapıya everilerek Her türlü demokratik yapılanmayı yok eti diyebiliriz.Burada Asıl üzücü olay sol siyaset ve siyasal anlayışlarda Kendi Oligarşik yapısını ve Oligarklarını yaratılar.Partilerde demokrasi rafa kalktı.Kurumlarda İktidarda olanlar her türlü baskıcı yöntemleri kullanarak Ülkedeki Sağ Anlayışlı merkezi hükümetlerin yönetimlerine ayak uydurdular.
Sonuç olarak Ülkenin Mekezi hükümeti.Yerel yönetimler Kendi içlerinde Ekonomik ve yönetsel gücü elerinde tutmak için herkes kendi oligarlarını yaratı.Her türlü devlet kurumları ona bağlı birimler bu gücün başka bir güce geçmesini engellemek için her türlü kirli işleri yapmaktan asla geri durmuyorlar bunu örnekleri son günlerde sıkça görülebiliyor.Hem adli olaylarda hemde Sarıyer'de yaşanan kurumsal seçimlerde.Oligarklar ve türevleri mutlak güç için her türlü Savaş taktiğini kulanıyorlar kendisinden olmayanlar hain bozguncu yanlış kişilikler olarak açıklamaktan dahi utanmıyorlar. Kimlerin nereye aday olup olamayacaklarını kararını vermeyi de kendi görev alanının içinde saymakta çekincede görmüyorlar.O makamlar ve ekonomik gücü asla terk etme tahammülleri yok.Kamusal mevkilerde idareci durumundaki kişiler haddini aşarak dediklerini yapmazlarsa kendilerine hizmet vermeyeceklerini açıklamaktan sakınca görmüyorlar. sayın idareci kardeşim yerel Mahalli temsilcileri sana boyun eğeceğini mi sandın? Kamusal bir şirketin yöneticisi İnsanları dinlerine göre ırklarına göre siyasal anlayışına göre yanlış kişilik olarak açıklama cüretini kendinde nasıl bulur.? İdareci arkadaşlar bir kurumda bir yere aday olunup olunmayacağını belirleme cüretini nerden bulur.? Bu sistem ve anlayış12 Eylül anlayışın ürünüdür bunu da savunan ve uygulayanlar da12 Eylülün ürünleridir.Halk olarak herkes bu sisteme karşı durmalı demokratik cumhuriyet anlayışının kuralarına sarılıp ülkede bu bireysel hegemonyanın son bulması için mücadele edilmelidir. Devletin ve kamunun koltuklarını halkı tehdit edenlerden bu halk mutlaka hesabını sormalıdır.İnsanlık için demokrasi için mücadele edenler selamlar.
Çarıklı Salman.
Yorumlar